Pferschy’nin objektifinden Ankara

Genç cumhuriyet, modernleşmesini kayıt altına almak ve dünyaya göstermek istiyordu. 1934 yılında Matbuat Umum Müdürlüğü tarafından Türkçe, Fransızca, İngilizce ve Almanca yayınlanan La Turquie Kemaliste dergisi bu amaca hizmet edecekti. Ama bir eksik vardı; Türkiye’nin modernleşme serüveninde kat ettiği yolu belgelemek ve dünyaya sunmak için görsel belgelere ihtiyaç vardı. Müdürlüğün idaresini üstlenen Vedat Nedim Tör, modern Türkiye’nin belgesel fotoğraflarını üretme konusunda yetkin bir fotoğrafçı bulmakta zorlanıyordu.

1926 yılından beri İstanbul’da fotoğrafçılık yapan ve 1931 yılından itibaren de Beyoğlu’nda kendine ait bir fotoğraf stüdyosu bulunan Avusturyalı Othmar Pferschy böyle bir zamanda Tör’ün dikkatini çekmişti. Pferschy, müdürlük bünyesinde cumhuriyetin resmi fotoğrafçısı olarak görevlendirilmek istendiğinde Mısır’a taşınma hazırlıkları yapıyordu. 1932 yılında yürürlüğe giren ve fotoğrafçılık gibi sanatlarda yabancıların çalışmasını sınırlandıran yasa gereği Türkiye’de mesleğini sürdürmesi olanaksızlaşmıştı. Ama fotoğrafçılık konusundaki yetkinliği resmi otoriteleri etkilemişti ve 1935-1940 yılları arasında Matbuat Umum Müdürlüğünde çalıştı. Bu yıllarda çektiği binlerce fotoğraf ile modern Türkiye’nin gözü olarak hizmet etti.

Pferschy’nin objektifinden genç cumhuriyete özgü sayısız imgenin geçtiği tahmin edilebilir. Bunlar içerisinde, modern ulusun kendine koşut olarak inşa ettiği başkent imgesinin özel bir önemi bulunuyor. Ankara, ulus-inşasının icra edildiği ve sahnelendiği bir mekan olarak vücut buldukça, Pferschy’nin fotoğraflarının konusu haline geldi. Ekseriyetle Ulus’ta konuşlanan ve ulusun modernliğini sembolize eden yapılar, mimari işlevlerinin yanısıra, inşa edilmek istenen modern ulusal kimliğin anıtları olarak da anlam kazanıyordu. Pferschy’nin fotografik temsilleri ise, bu yapıların anıtsal kimliğini hem perçinliyor hem de ulusal/uluslararası ölçekte bilinebilir kılıyordu.

Yapıların anıtsal karakterinin üretilmesinde bu fotoğraflar bilhassa önemlidir. Bülent Batuman’ın Kentin Suretleri: Mekan ve Görsel Politika başlıklı çalışmasında tespit ettiği üzere, bu temsiller yapıları Ankaralıların gündelik yaşamının mekanı olarak görselleştirmez. Fotoğrafların kurduğu Ankara imgesi ulusun modernliğinin dekoru gibidir; ulusu modern/Batılılaşmış bir özne olarak rolünü oynamaya davet eder:

…bu mimari fotoğraflar basitçe kent mekanını görselleştirmekle kalmaz; ulus devlet ile yurttaşlar arasındaki ilişkinin kurucu bir öğesi haline gelirler. Fotoğrafların kurduğu imge, küçük Osmanlı kasabasının modern bir başkente dönüşümüdür…. bu imgeler Ankara’yı tam bir nesne olarak temsil etmeyi amaçlamaktadır, içinde barınılmaktan ziyade kendisine bakılacak bir mimari nesne olarak.

Batuman, B. (2019) Kentin Suretleri: Mekan ve Görsel Politika, Ankara: Dipnot, ss:47-48

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s